Isparta'daki Dağ Bisikleti Rotaları

  Aşağıda anlattığım rotalar Isparta şehir merkezine hakim, günü birlik, kolaylıkla tamamlanabilen rotalardır. Eğer daha uzun bir rota istiyorsanız Isparta ve çevresinde çok fazla yerden bahsetmek mümkün. Örneğin Kovada gölünün çevresi hem ailenizle piknik yapıp hem de bisikletinizi kullanabileceğiniz isterseniz düz isterseniz engelli rotalardan oluşmaktadır. Yazı on gün gibi kısa bir sürede hazırlandığından rotalara ilişkin krokiler ve teknik notları hazırlayamadım. Yaz aylarında öğrencilerim yokken kendime daha çok zaman ayırabiliyorum, krokileri de bu aralıkta tamamlayabileceğim. Öküzbattı, Muharrem Dede Türbesi, Karatepe, Darı Deresi Şelalesi, Baraj Gölü, Ayazmana. Öküzbattı Isparta'mızın küçük, yerlisi dışında pek kimsenin bilmediği şirin bir mesireliğidir. (Yanılmıyorsam) Gülcü mahallesi içerisindedir. Mesireliğin yanından rotamızın başlangıcı olan toprak bir yol Muharrem Dede Türbesine çıkar. Yol oldukça diktir. Çoğu zaman bisikletten inmeniz gerekir. Türbeye vardığınızda içimi zevkli bir su kaynağıyla karşılaşırsınız. Su kaynağına yüzünüzü, Isparta'ya da sırtınızı döndüğünüzde geldiğiniz yolun sağ tarafınızda devam edip türbenin üstüne çıktığını göreceksiniz. İsteyenler sol tarafta küçük bir patikaya (uzunluğu 300 metre kadar) pedal çevirebilirler. Ancak bu patikadan tekrar çeşmeye dönersiniz. Türbenin üstüne yolu sürdürdüğünüzde şehre göre yüksekliğiniz daha da atacaktır. En yüksek noktadan sonra iki kaya bloğu arasından Davras dağı tarafına ineceksiniz. 600-700 metre sonra indiğiniz yolu bırakıp sağ tarafınızdaki bir patikayı bulmanız gerekir. Bu patika Darıderesi köylülerinin kullandığı patikalardandır. Patika sizi epey bir tırmanıştan sonra yıllar önce düşen bir yolcu uçağının motoruna çıkarır. Uçak motorundan yukarı doğru patika boyunca devam ederseniz Karatepe doruğunun altına ulaşacaksınız. Karatepe doruğunun altında önünde çeşmesi olan, yaşlı bir teyzenin yaşadığı tek bir ev var. Bu evden mutlaka kim olduğunuzu, hangi amaçla, nereden gelip nereye gittiğinizi soracaklardır. Lütfen bu sorulara sabırla ve özenle cevap veriniz. Çünkü orası onların toprağı ve siz onlar için yabancısınız. Bundan sonrası ise artık hep iniş, yol boyunca şelaleye dek inmeye devam edin. Arada iki ev ve bir büyük köpek var. Şelalede dört mevsim su akmaktadır. Şelalenin biraz altında köye giden asfalt başlar. Köye doğru asfaltı takip ettiğinizde önünüze alabalık yetiştirme çiftliği çıkar. Bu çiftlikte şirin bir restoran bulunmaktadır. Çiftliği Deregümü köylü, su ürünleri mühendisi genç bir beyefendi ailesiyle birlikte çalıştırmaktadır. İsterseniz burada kendinize ziyafet çekebilir, isterseniz eve alabalık alabilirsiniz. Çiftlikten şelale istikametine, geri döndüğünüzde, asfalt sizi Ayazmana'ya çıkartır. Asfalt boyunca Darı Deresi size arkadaşlık edecektir. Daha sonra baraj gölü ve Ayazmana ile rota son bulur. Ayazmana'ya yaklaştıkça otomobil sayısında artış oluyor. Hatta şehir çöplüğünün üstündeki rampada demlenen alkollü sürücülere dikkat etmelisiniz. Rotalar için şu saatte başlar şu saatte biter demek yanlış olur. Dağa sporları bireylerin tercihleriyle doğru orantılıdır. Rotanın başlangıç ve bitiş süreleri de sporcunun tercihine kalmıştır. Halife Sultan, Muharrem Dede Türbesi Halife Sultan mezarlığının güney batı köşesinden küçük bir dere akar. Bu dereye girmeden mezarlığın sınırı boyunca uzanan yol, sizi mezarlığın üstündeki baz istasyonların altına çıkartır. Baz istasyonların altındaki yoldan tepeye doğru devam edin. Bu yolda bir kaç ev ve bir kaç köpekle karşılaşacaksınız. Daha sonra rampa sizi küçük bir taş ocağına çıkaracaktır. Taş ocağını geçtiğinizde bir önceki rotada anlattığımız türbenin üstüne çıkmış olacaksınız. Buradan isterseniz türbeye inebilir, isterseniz Sidre tepesine çıkabilirsiniz. Bu rotayı, yeni başlayan arkadaşlara öneriyorum. Gül Sanayi Sitesi, Bozanönü Köyü, Senirce Köyü, Üniversite, Şehir Merkezi Bu rota asfalt olduğundan dağ bisikleti rotası değildir. Rotayı araştırmama almamın nedeni, yeni bir bisiklet aldığınızda performansını ölçebilmeniz için yeterli uzunluğa sahip olmasıdır. Bir de dağ bisikleti ile ilgilenmeyen arkadaşlarınızla pedal basabileceğiniz, trafiğin çok az olduğu bir rotadır. Molalarınızda Bozanönü ve Senirce köylerinde çay içebilirsiniz. Senirce köyüne geldiğinizde bir tercih yapmalısınız; ya aynı yoldan geriye dönmelisiniz, ya da trafiğe katlanıp Isparta-Burdur karayoluna çıkmalısınız. Sav Kasabası Sav rotası Ring (Yüzük) dediğimiz rotalardandır. Bu tür rotalara ring dememizin sebebi başladığımız yerde bitmesidir. Antalya-Isparta karayolu üzerindeki kavşaktan Sav kasabasına girip, kahveler, mezarlık ve mescit boyunca devam edin. Eğim tatlı biçimde artacaktır. Mescidi geçtikten 200-300 metre sonra viraj ve virajın girişinde çeşme sizi karşılayacaktır. Virajı dönmeden asfalttan ayrılıp, çeşmenin önünden evlerin arasına girin. Evleri geçince bahçeciklerin arasına gireceksiniz. Mevsimine göre bolca kuşburnu, böğürtlen, ceviz vb. bulabilirsiniz. Eğim arttığında patika, küçük beton su kanalıyla buluşur. Kanal boyunca dik bir eğim sizi toprak yola çıkartacak. Toprak yoldan sağa Eğer sola (Kuzey'e) dönerseniz kanal sizi hafifçe derinleşen dere yatağındaki su kaynağına götürür. Toprak yolun (yanında dar beton su kanalı olacak) üstünde oduncuların kullandığı geniş bir patika bulacaksınız. Ancak bu patikayı bulmak için dikkatli olmalısınız. Bu patika sizi bir hayli yıpratacaktır. Çoğu yerinde eğim nedeniyle bisikletten inmek zorunda kalacaksınız. Patika sizi epey sonra, yeniden toprak bir yola çıkartır. Bu yolun sonunda (Davras'a doğru giden yön, Güneydoğu) büyük bir çeşme olacak. Çeşme de ziyafet çekebilirsiniz. Fakat çeşmenin bulunduğu yerde deterjan, diş macunu vb. kimyasallar kullanmayın. Çünkü çeşmeden binlerce hayvan su içiyor. Çeşmenin yanında insan boyunu geçen çam fidanları var. Mutlaka çobanlar ve sürüleriyle karşılaşırsınız. Çoban Sait Abi'ye selam söylemeyi unutmayın. Çeşmeden yol boyunca (aşağıya, köye doğru) indiğinizde, ki uzun ve beğeneceğiniz bir iniş olacak. Yol sizi köyün su deposuna getirir. Böylece ring tamamlanmış olur. Su deposundan başlayıp, rotayı tersten kullanırsanız sizin için daha az yorucu olacaktır. Mehmet Tönge Mahallesi, Deregümü Köyü Bu rotamız ise yorulmak istemeyen, fakat doğadan kopamayanlar için vazgeçilmez bir rotadır. Isparta-Burdur karayolundaki kavşaktan başlayıp Mehmet Tönge mahallesine uzanan asfaltın bitimine yakın, ekin tarlaları etrafınızı sarar. Asfaltın güney tarafında (Üniversite Kampüsüne sırtınızı döndüğünüzde) bir traktörün rahatlıkla geçebileceği, dağ bisikletçileri için hayli geniş toprak bir yol başlar. Özellikle kısa süren yağmurlardan sonraki azot kokusundan hoşlanıyorsanız bu rotayı mutlaka geçin. Toprak yol uzunca bir süre ekin tarlalarının arasındadır. Yolun yarısını geçtikten sonra bağ ve bahçelerin içine girersiniz. Türlü, türlü meyve ağaçlarına merhaba demek tercihinize kalmış. Son olarak köyün içinden geçip, Gölcük asfaltına çıkarsınız. Özellikle iki kişi hem söyleşip hem de spor yapmak istiyorsanız, bu rota sizi yormayacak ve trafik risklerinden koruyacaktır. Rota botunca yan yana ve pek fazla enerji harcamadan yol alabilirsiniz. Dere Mahallesi, Ağlayan Çeşme, Sagalassos(Ağlasun) Dere mahallesinden, dereyi biraz yukarıdan izleyen bir yol başlar. Yolun dereyle kesiştiği bölümden sonra zeminin çamur olması nedeniyle otomobil görmeniz zorlaşır. Bu yoldan dümdüz gidildiğinde antik Sagalassos kentine ulaşılır. Rota harikadır Ancak bazı dezavantajları bulunmaktadır. Öncelikle ıssız, insansız bir rotadır. Rotanın ortasında "Bel" denilen kesimde DSİ'ye ait bir tesis bulunmaktadır. Özellikle kış aylarında "Bel'e" yaklaşıldıkça rakım arttığından hava soğur. Dere Mahallesi, Eski Gölcük Yolu, Gölcük, Yeni Gölcük Yolu Eğer dayanıklılık peşindeyseniz, performansınız hakkında iddialıysanız işte sizin rotanız. Bu rotada "triatlon" yapabilirsiniz. Triatlon belirli bir zaman diliminde, sırasıyla hem koşmak, hem yüzmek, hem de bisiklete binmektir. İlk defa ABD'nin San Diego kentinde 1974 yılında yapılan triatlon yarışması günümüzde Dünya'nın her ülkesinde yapılmaktadır. Rota, Dere mahallesindeki ilkokulun yanından toprak bir yolla başlar. Dik yokuşları ve ince kum (pomza) zeminiyle sporcuyu çıldırtabilir. Rota boyunca iki çeşme bulunmaktadır. Toprak yolun Gölcükle (Krater gölü) birleştiği yerden Gölcüğü izlerken yorgunluğunuzu unutur, gücünüzü yeniden kazanırsınız. Gölcük, içinde restoran bulunan mini bir milli parktır. Milli Park'a adını veren göl, küçük ama oldukça derin (40 metre. resmi olmayan veridir.) bir göldür. Göl son derece temizdir. Gölün rakımı 1400 metre olduğundan soğuk mevsimlerde yüzmeniz mümkün değildir. Bir de bu gölün yüzenleri çektiği yönünde bir söylence vardır. Tatlı suyun kaldırma kuvveti az olduğundan ve ne yazık ki yüzücülerin eğitimsiz, alkollü vs. olmasından her yıl boğulanlar olmaktadır. Üniversite öğrencisiyken, özellikle Mayıs ayında saat 17:00'de dersten çıkıp, saat 18:30 gibi Gölcüğe doğru yola çıkardım. Biraz yüzdükten sonra, akşam Gölcükte kamp atıp , sabah asfalt yoldan eve döner, saat 09:00 da fakültedeki dersime rahatlıkla yetişirdim. Sizlerde Gölcük rotasında dağ bisikleti yapmak isterseniz, dönüşte asfalt yolu kullanmanızı öneririm. Gölün etrafında ne kadar koşacağınız, gölde yüzüp yüzmeyeceğiniz size kalmış. Ciddi bir yüzme eğitimi almadıysanız lütfen göle girmeyiniz.